Büyüden Kurtulmak İçin Kurban Kesilir mi? Dinen Hükmü Nedir?

Büyüden Kurtulmak İçin Kurban Kesilir mi? Dinen Hükmü Nedir?

Büyüden Kurtulmak İçin Kurban Kesmek Gerekir mi? İslam’a Göre Hükmü Nedir?

Büyü veya sihirden etkilendiğini düşünen kişilerin zaman zaman sorduğu sorulardan biri şudur: “Büyüden kurtulmak için kurban kesmek gerekir mi?”

Bu konuda doğru ile yanlış uygulamaları birbirinden ayırmak son derece önemlidir. Çünkü İslam, sihir ve büyüyü yasakladığı gibi insanları korkutarak “Sana büyü yapılmış, şu işlemi yaptırmazsan veya şu kurbanı kestirmezsen kurtulamazsın” şeklinde dinî dayanağı olmayan iddialarla yönlendirmeyi de meşru görmez.

İslam’da Büyü ve Sihir Var mıdır?

Kur’an-ı Kerim’de sihirden açıkça söz edilmektedir. Bakara Suresi 102. ayette sihirle uğraşanlardan bahsedilir ve onların Allah’ın izni olmaksızın hiç kimseye zarar veremeyecekleri bildirilir.

“Oysa onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi.”
(Bakara, 2/102)

Bu ayetin önemli mesajlarından biri, Müslümanın korkusunun merkezine büyüyü veya büyücüyü değil, Allah’a olan iman ve tevekkülü koyması gerektiğidir. Sihir bağımsız ve sınırsız bir güç değildir.

Felak Suresi’nde de:

“Düğümlere üfürenlerin şerrinden…”
(Felak, 113/4)

buyrularak onların şerrinden Allah’a sığınmamız öğretilmektedir.

Din İşleri Yüksek Kurulu da sihir yapmayı ve yaptırmayı dinen yasak kabul etmekte; Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sihri insanı helake götüren büyük günahlar arasında saydığını belirtmektedir.

Kaynak: Buhârî, Vesâyâ, 23 [2766]; Müslim, Îmân, 145 [89]; Bakara 2/102; Felak 113/4.

Peki Büyüden Kurtulmak İçin Kurban Kesmek Şart mıdır?

Hayır. Büyüden kurtulmak veya sihri bozmak için kurban kesmenin zorunlu olduğuna dair Kur’an’da veya sahih sünnette bir hüküm bulunmamaktadır.

Dolayısıyla bir kimseye:

“Üzerinde büyü var, bunun bozulması için mutlaka kurban kestirmelisin.”

şeklinde dinî bir zorunluluk ileri sürmek doğru değildir.

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun büyü ve sihirden korunmaya ilişkin açıklamasında da büyüden kurtulmanın yolu olarak özel bir “büyü bozma kurbanı” tarif edilmemektedir. Bunun yerine Allah’a sığınmak, O’na güvenmek, Felak ve Nâs surelerini ve Âyetü’l-Kürsî’yi okumak tavsiye edilmektedir.

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) de kötülüklerden korunmak amacıyla Felak ve Nâs surelerini okuduğu rivayet edilmiştir.

Kaynak: Buhârî, Vekâlet, 10 [2311]; Fezâilü’l-Kur’ân, 10, 14 [5010, 5016-5017].

Büyüden Kurtulma Niyetiyle Kurban Kesilebilir mi?

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Bir kişinin “Bu hayvanın kanı büyüyü bozar”, “Şu renkte hayvan kesilirse sihir çözülür”, “Kurbanın kanı şu yere sürülürse büyü gider” gibi batıl inanışlarla hayvan kesmesi İslami bir uygulama değildir.

Fakat kişi yalnızca Allah rızası için nafile kurban kesebilir.

Örneğin bir Müslüman sıkıntılı bir dönem geçirirken Allah’a yönelmek, O’nun rızasını kazanmak, şükretmek veya sadaka ve hayırda bulunmak maksadıyla nafile bir kurban kestirebilir ve etini ihtiyaç sahiplerine dağıtabilir.

Buradaki temel fark kurbanın kendisine doğaüstü bir güç atfetmemektir.

Yani:

“Bu kurban büyüyü kesin olarak bozar.” demek başka,

“Allah rızası için kurban kesiyorum ve sıkıntımdan kurtulmayı Allah’tan diliyorum.” demek başkadır.

İkinci yaklaşımda şifayı veya sıkıntının giderilmesini sağlayan güç kurbana değil, Allah’a nispet edilmektedir.

“Büyü Bozma Kurbanı” Diye Özel Bir Kurban Çeşidi Var mıdır?

İslam fıkhında “büyü bozma kurbanı” adı altında özel bir kurban ibadeti bulunmamaktadır.

Dolayısıyla bir kişinin “Büyünün bozulması için mutlaka koç kesilmeli”, “Siyah hayvan kesilmeli”, “Kanı belirli bir yere akıtılmalı”, “Şu kişi hayvanın başında bulunmalı” gibi iddialarla karşılaşması durumunda dikkatli olması gerekir.

Bunların Kur’an ve sahih sünnetten açık bir dayanağı yoktur.

Üstelik kurban Allah’tan başkası adına kesilemez. Kurban ibadetinin özü Allah’a kulluktur.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.”
(En‘âm, 6/162)

buyrulmaktadır.

Bu nedenle kurban, cinlere, ruhlara veya birtakım görünmeyen varlıklara sunulan bir araç haline getirilemez.

Büyüden Şüphelenen Bir Müslüman Ne Yapmalıdır?

İslam’ın tavsiye ettiği yol öncelikle Allah’a sığınmak ve tevekkül etmektir.

Din İşleri Yüksek Kurulu, sihir ve büyüye karşı en etkili çözümün Allah’a sığınmak ve O’na güvenmek olduğunu belirtmektedir. Bu kapsamda Felak Suresi, Nâs Suresi ve Âyetü’l-Kürsî’nin okunması tavsiye edilmektedir.

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için okuduğu şu dua da kaynaklarda yer almaktadır:

“Her türlü şeytan ve zehirli haşarattan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”

(Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3371])

Kur’an okuyarak ve dua ederek Allah’tan şifa istemekte sakınca bulunmamaktadır. Ancak insanları korkutan, gaybı bildiğini iddia eden, cinlerden bilgi aldığını söyleyen veya para karşılığında birtakım gizemli işlemler yapan kimselerden uzak durulmalıdır.

Din İşleri Yüksek Kurulu da Allah’tan şifa umularak Kur’an ve şifa duaları okunmasını caiz görürken, halkı kandırmak veya gayptan haber vermek amacıyla yapılan üfürükçülüğü dinen yasak kabul etmektedir.

Her Sıkıntıyı Büyü Olarak Görmek Doğru mudur?

Bu noktada ayrıca dikkatli olunmalıdır.

Aile içindeki problemler, uykusuzluk, korku, kaygı, sağlık sorunları, işlerin ters gitmesi veya kişinin kendisini huzursuz hissetmesi tek başına büyü yapıldığının delili değildir.

Diyanet’in Bakara 102. ayet tefsirinde de sihir konusunda gerçek olanla hayalî olanı ayırmaya yarayan objektif ölçülerin bulunmamasına ve insanların korku ve zaaflarının istismar edilebilmesine özellikle dikkat çekilmektedir.

Bu nedenle sağlık veya psikolojik belirtiler yaşayan kişinin “Bana kesin büyü yapılmış” sonucuna varıp gerekli tıbbi veya psikolojik desteği ihmal etmesi doğru değildir. Manevi tedbirlerle meşru tıbbi tedaviler birbirinin alternatifi olarak görülmemelidir.

Sonuç: Büyüden Kurtulmak İçin Kurban Kestirmek Caiz midir?

Konuyu birkaç cümlede özetlemek gerekirse:

Büyüyü bozmak için kurban kesmek farz veya vacip değildir. İslam’da “büyü bozma kurbanı” adı verilen özel bir kurban türü yoktur.

Buna karşılık bir Müslüman yaşadığı sıkıntıların giderilmesini Allah’tan dileyerek, yalnızca Allah rızası için nafile kurban kesebilir veya kestirebilir. Etini ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilir ve Allah’a dua edebilir.

Ancak kurbanın kanının, renginin, kesildiği yerin veya hayvanın kendisinin büyüyü bozduğuna inanılması doğru değildir.

Şifayı veren Allah’tır; kurban ise Allah’a yakınlaşmak amacıyla yapılan bir ibadettir.

Dolayısıyla doğru niyet:

“Büyüyü bozması için kurban kesiyorum.” değil,

“Allah rızası için kurban kesiyor, içinde bulunduğum sıkıntıdan beni kurtarmasını Rabbimden niyaz ediyorum.”

şeklinde olmalıdır.

Kaynaklar

  • Kur’an-ı Kerim, Bakara 2/102-103
  • Kur’an-ı Kerim, Felak 113/1-5
  • Kur’an-ı Kerim, Nâs 114/1-6
  • Kur’an-ı Kerim, En‘âm 6/162
  • Buhârî, Vesâyâ, 23 [2766]
  • Buhârî, Vekâlet, 10 [2311]
  • Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 10, 14 [5010, 5016-5017]
  • Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10 [3371]
  • Müslim, Îmân, 145 [89]
  • Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu, “Büyü ve sihirden korunmak için ne yapılmalıdır?”
  • Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu, “Sihir veya büyü yapmanın ve yaptırmanın dinî hükmü nedir?”
  • Kur’an Yolu Tefsiri, Bakara Suresi 102-103. ayetlerin tefsiri
  • Bu yazının temelindeki Diyanet kaynakları da doğrudan incelenebilir: Din İşleri Yüksek Kurulu – Büyü ve sihirden korunmak için ne yapılmalıdır?⁠ ve Bakara 102-103 – Diyanet Kur'an Yolu Tefsiri⁠. Diyanet’in açıklaması özellikle büyüye karşı çözüm olarak kurbanı şart koşmuyor; Allah’a sığınma, dua, Felak-Nâs ve Âyetü’l-Kürsî üzerinde duruyor. 

    Bu yazının temelindeki Diyanet kaynakları da doğrudan incelenebilir: Din İşleri Yüksek Kurulu – Büyü ve sihirden korunmak için ne yapılmalıdır?⁠ ve Bakara 102-103 – Diyanet Kur'an Yolu Tefsiri⁠. Diyanet’in açıklaması özellikle büyüye karşı çözüm olarak kurbanı şart koşmuyor; Allah’a sığınma, dua, Felak-Nâs ve Âyetü’l-Kürsî üzerinde duruyor.