Safer Ayıyla İlgili Dinî Dayanağı Olmayan Uygulamalar

Safer Ayıyla İlgili Dinî Dayanağı Olmayan Uygulamalar

Safer Ayıyla İlgili Dinî Dayanağı Olmayan Uygulamalar

Halk arasında Safer ayı hakkında nesilden nesile aktarılan birçok inanış bulunmaktadır. Bunların bir kısmı dinî kaynaklara dayanmadığı hâlde zamanla gelenek hâline gelmiş ve doğru kabul edilmeye başlanmıştır. Oysa bir uygulamanın İslam'da yer alabilmesi için Kur'an-ı Kerim'e, sahih sünnete ve güvenilir İslam âlimlerinin görüşlerine dayanması gerekir. Safer ayı konusunda da bu ölçü esas alınmalıdır.

Safer Ayı Uğursuz Bir Ay Değildir

Toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri, Safer ayının uğursuzluk, bela ve musibet ayı olduğu düşüncesidir. İslam dini bu tür batıl inançları kesin olarak reddetmiştir.

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Bulaşıcılık (Allah'ın takdiri dışında kendiliğinden etkili değildir), uğursuzluk yoktur ve Safer ayında uğursuzluk yoktur." (Buhârî, Tıb, 19; Müslim, Selâm, 102)

Bu hadis, Safer ayına uğursuzluk yükleyen anlayışın İslam inancıyla bağdaşmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Müslüman için zamanların kendisi uğursuz değildir. Hayır da şer de yalnızca Allah'ın takdiriyle gerçekleşir. Bu nedenle Safer ayına girildiğinde korkuya kapılmak, işlerini ertelemek veya bu ayı uğursuz kabul etmek doğru bir yaklaşım değildir.

Safer Ayına Özel Bir Kurban veya İbadet Yoktur

Zaman zaman "Safer ayı kurbanı", "Safer sadakası", "Safer namazı" veya "Safer ayına özel ibadet" adı altında çeşitli uygulamalar tavsiye edilmektedir. Ancak Kur'an-ı Kerim'de, sahih hadislerde ve güvenilir fıkıh kaynaklarında Safer ayına mahsus yerine getirilmesi gereken özel bir kurban, namaz, zikir veya ibadet bulunduğuna dair herhangi bir delil yer almamaktadır.

Dolayısıyla bu ayda yalnızca Safer ayına özel olduğu düşüncesiyle kurban kesmek veya belirli ibadetleri dinî bir zorunluluk ya da sünnet olarak görmek doğru değildir.

Sadaka Vermek Her Zaman Faziletlidir

Sadaka vermek İslam'ın her zaman teşvik ettiği önemli ibadetlerden biridir. Yardımlaşmak, ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarını gidermek ve Allah'ın rızasını kazanmak için yılın her günü sadaka verilebilir.

Elbette Safer ayında da Allah rızası için sadaka vermek güzel bir ameldir. Ancak bunun sadece bu aya mahsus olduğu, verilmediği takdirde bela ve musibetlerin geleceği veya verilirse mutlaka korunulacağı şeklindeki inanışların dinî bir dayanağı bulunmamaktadır.

Müslümanın Ölçüsü Hurafeler Değil, Vahiydir

İslam dini, insanların korkularından beslenen hurafeleri değil; Kur'an ve sünneti esas alır. Bu sebeple Safer ayını uğursuz görmek, bu aya özel dinî yükümlülükler ihdas etmek veya dinî delili olmayan uygulamaları ibadet olarak kabul etmek doğru değildir.

Müslümanın yapması gereken; her ay olduğu gibi Safer ayında da namazına devam etmek, dua etmek, sadaka vermek, Kur'an okumak, tövbe ve istiğfar etmek, Allah'a tevekkül ederek hayatını sürdürmektir. Çünkü bereketi ve korunmayı sağlayan şey belirli aylar değil, samimi iman, salih amel ve Allah'a olan teslimiyettir.